9 Ekim 2013 Çarşamba
Çobanlar üzerine..
Sayılmaz esasen çobanın adımları.Hem saysan ne fark eder!Ne maksatla saymalı?Attığı adımlara değil de doğanın içerisinde doğayla bir bütün olarak gidişini,duruşunu seyretmeli ve düşünmeli belki de..
"Bütün çobanlar üzgündür." önermesi benim zihnimde bir aksiyom olmuştur.Dilbilimsel bir yanı olduğunu sanmam bu çağrışım ve önkabulün.Hayvanlarla ilgili olduğu fikri de uzak bana.Üzgün olma durumunun öznesi olan çobanlar.Üzülen çobanlar.
Şöyle yemyeşil otlarla örtülmüş bir yamaçta oturacaksın,tepende geniş yaprakları olan bir ağaç türü de olacak,yaslanacaksın o ağaca,yanıbaşında bir kaya parçasının üzerine oturmuş sana üzgün üzgün bakan bir çoban olacak.Üzgün üzgün anlatmalı hikayesini.Bulunduğun yamacın diğer tarafında ne olduğunu bile sanki babasının cenaze merasimini anlatıyor gibi anlatmalı.Matem havası olmalı.Yas gibi olmalı..
Matem havası olmalı,ama sen bundan keyif almalısın.
Çoban olmalı,anlatmalı,üzgün olmalı,üzgün bir çoban..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder